Arabalı bir vapurun en az elli yıllık bir güvertesi ;
Ve saçları darmadağın eden ,
Ekşi tatlı bir Poyraz eşliğinde ;
Çok kısa bir süreliğine de olsa bazı şeylerin ,
Hiç fani olmayacağını düşünmek istersin .
O bazı şeylerin tıpa tıp benzerlerini ,
Vücut bulacağın alemlerin herhangi bir tanesinde ;
Hep o aynı kişiyle yaşayabileceğine dair dilekler tutup ,
Denizlere atarsın farklı demlerin bambaşka suretlerinde .
Hangi alemde rücu edersen et o yegane kişiyle ,
Aynı kaderde tekrar kavuşabilmek olasılığı bile ;
Gelmiş geçmiş tüm yazılı ve sözlü tarihleri ,
Tekerrürden ibaret ettirir sana bir çırpıda .
Bu dünyadaki ömrünün sonu hiç umulmadık bir anın ,
Soluk alıp verişi kadar veciz bir yerlerinde ,
Eliyle koymuş gibi buluverecek olsa da seni ;
Alelade bir bahane vesilesiyle tutunursun ;
O aynı kişiyle buluşabileceğin umuduna bir şekilde .
Artık öyle eminsindir ki kendinden ,
Zaman ve mekandan ari olmak hali o vakit ;
Elinin kiridir sadece senin için .
Bu da bir nevi sana dair bütün ihtimalleri ,
Hangi alemde olursan ol gerçekleştirmiş demektir !
Unutma ki bu hayatta tüm yaptıklarımız ,
Yankılanır sessiz sedasız o sonsuzluk koridorlarında .
İşte bu yüzden hep o aynı kişi olsun ruh eşin ,
Tüm hatalar, tüm sevaplar ve de tüm yahtemillerinde !